ebû-Bekir Nâsih Efendi

Türk hat san‘atı tarihinin kudretli hattatlarından biri olmakla beraber fazla tanınmamış olan ebû-Bekir Nâsih Efendi, velâdetinden evvel vefât etmiş olan aynı nâmda bir zâtın oğlu olarak H. 1229/M. 1814 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İbtidâ’î tahsîlini ikmâl eyledikten sonra 1245 senesi Şa’bân’ında(Şubat-1830)’da, henüz 16 yaşında olduğu hâlde Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi’ne çerâğ olunmuş ve H. 13 Safer 1246/M. 3 Ağustos 1830 tarihinde kalemin usûlü mûcibince “Nâsih” mahlâsı verilmiştir.

H. 1250/M. 1834-1835 senesinde defterci yamağı olduğu gibi, yazıdaki mahâretine istinâden kalemin hutût-ı mütenevvi’a mu’allimliği de uhdesine verilmiş olan ebû-Bekir Nâsih Efendi, H. 1258/M. 1842 senesinde de Mühimme Odası’na nakledilmiştir. Ayrıca her sene Surre-i Hümâyûn’la Hicâz’a gönderilmesi mut‘ad olan nâme-i hümâyûnun tahrîri de onun uhdesinde idi.

Tedrîcen mütemâyiz rütbesine erişmiş olan ebû-Bekir Nâsih Efendi, H. 18 Ramazân 1297/M. 24 Ağustos 1880’de üçüncü rütbeden Mecîdî Nişânı ile taltîf edilmişti. H. 13 Rebi’ü’l-evvel 1303/M. 20 Aralık 1885 tarihinde 75 yaşında olduğu hâlde vefât etmiş ve Koca Mustafa Paşa’da Ramazân Efendi Dergâhı hazîresine defnedilmiştir. Dîvân-ı Hümâyûn’dan öğrencisi olan Sâmî Efendi tarafından yazılan mezartaşı kitâbesinin metni şöyledir:

Hüve’l-hâllâkü’l-bâkî

<

p style=”text-align:center;”>Dîvân-ı Hümâyûn Mühimme Odası kudemây-ı mütehayyizlerinden ve beher sene cânib-i Hicâz’a nâme-i hümâyûn tahrîrine me’mûr buyrulan ve hutut-ı mütenevvi’a hocası el-Hac ebû-Bekir Nâsıh Efendi’nin rûhu içün Fâtihâ. sene 1303, fî 13 Rebi’ü’l-evvel.

Beyaz sakallı, zayıf ve orta boylu olarak betimlenen ebû-Bekir Nâsih Efendi’nin sülüs ve nesihi, babasının çalışması için arkasına vurduğu büyük kapı anahtarının “teşvîki” ile evvelâ İbrahim Rüşdî Efendi’den öğrendiği, bilâhare zamanın mümtâz hattatlarından istifâde ile ilerlettiği anlaşılmaktadır. Asıl mâhir olduğu dîvânîdeki üstâdı ise Dîvân-ı Hümâyûn’un kıdemli küttâbından ebû-Bekir Mümtâz Efendi’dir.

Dîvân-ı Hümâyûn’daki mesâ’îsi esnâsında bir hayli kâtib yetiştirmiş olan ebû-Bekir Nâsih Efendi daha ziyâde dîvânîde mahâret göstermiş olduğundan levha hâlindeki âsârı bir hayli azdır. Elde bulunan eserlerine istinâden hüsn-i hattın dekayıkına bî-hakkın vâkıf olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Sadrazâm Mustafa Reşîd Paşa Türbesi’nin hâricindeki yazılar da ona aittir. Oğlu Mehmed Rif‘at Efendi de ondan mücâz bir hattattır.

 

ebû-Bekir Nâsih Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Son Hattatlar, s. 674; Hat Sanatı Tarihi, s. 195; Meşhur Adamlar, s. 134.

 

İsmail Orman, 22 ağustos 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s