Derviş Alî Giridî

Girit’ten hicretle Celvetî sülûku yapmak üzere İstanbul’a giderek Üsküdâr’daki Azîz Mahmud Hüdâ’î Dergâhı’na yerleşmiştir. Çile çıkardığı esnâda hüsn-i hatta heves edip Hasan Üsküdârî-i Sânî’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Derviş-meşreb tabi’âtı ve memleketine nisbetle “Derviş Alî Giridî” ismiyle şöhret bulmuştur.

Sülüs ve nesihin yanında dîvânî ve siyâkat gibi resmî yazılarda da mahâret sâhibi olduğu bilinen Derviş Alî Giridî’nin, herhangi bir me’mûriyette istihdâm edildiğine dâ’ir bir bilgiye ulaşılamadığı gibi, vefât tarihi de tesbit edilememiştir. Ankara’daki Millî Kütüphâne’de bulunan H. 1194/M. 1776 tarihli Şifâ-i Şerîf’i, bu senelere eriştiğini göstermektedir.

 

 

 

İsmail Orman, 18 ağustos 2017

Reklamlar