Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi

Mevâlîden Erzurumlu İbrahim Rüşdî Efendi’nin oğlu olarak H. 17 Safer 1275/M. 27 Ekim 1858’de İstanbul’da dünyaya gelmiş olan Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi, Bayrâm Paşa Sıbyân Mektebi’ne devam ettiği esnâda Seyyid Mehmed Hulûsî Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almış, daha sonra babasının görevi gereği gittiği Gelibolu’da rüşdî tahsîlini ikmâl eylemiştir.

Me’zûniyyetini müte’akiben İstanbul’a dönmüş, R. 1290/M. 1874 senesinde de mülâzemetle İstanbul Bâb Mahkemesi’ne girmiştir. Bu arada Fâtih ders-i âmlarından Şumnulu Abdülmü’mîn Efendi’den ve Ahıskalı Sâbit Efendi’den ulûm-ı mütenevvi’âyı tahsîl eden Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi, H. 1293/M. 1876’da icâzet almıştır. Bu arada hocasının tilmizlerinden Şevkî Efendi’den yeniden sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır.

Mahkemeden ayrıldıktan sonra sırasıyla sadreyn müsteşârı mu’avini, Vergi Emâneti Meclisi azâsı, Bağdat ve Musul Arâzî ve Emlâk Müfettişliği yaptıktan sonra R. 1302/M. 1884’de İstanbul’a dönerek, Defter-i Hâkanî Senedât İdâresi’ne me’mûr olan Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi, R. 1304/M. 1886 senesinde Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti’ne geçerek, beytü’l-mâl kassâmlığı ve müsteşârlık hizmetinde bulunmuştur. Bu dönemde ilâve olarak Mekteb-i Hukûk ve ardından da Mekteb-i Mülkiyye-i Şâhâne’de mu’allimlik yapmıştır.

H. 1313/1895-1896’da İstanbul Pâyesi’ni almasına rağmen, H. 1314/M. 1896-1897’de hey‘et-i ıslâhiye me’mûru olarak Yemen’e gönderilen Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi, dört sene görev yaptıktan sonra İstanbul’a dönmüş ve H. 18 Cemâziye’l-âhir 1322/M. 31 Ağustos 1904 tarihinde Anadolu Kazaskerliği Pâyesi’ni elde etmiştir. H. 1324/M. 1906’de Ma’ârif Nezâreti’nde teşkîl olunan komisyona azâ olmuş, ertesi sene de vakıf mallarının mukavelesi için Bulgaristan’a gitmiştir.

R. 1325/M. 1908’de Mısır Kadılığı’na ta’yin edilen, ancak sağlık nedenlerini bahâne ederek gitmeyen Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi, bunun üzerine Islâhât-ı İlmiyye Encümeni Riyâseti’ne getirilmiştir. Meşrûtiyetin ilânından kısa müddet sonra, İttihâdçılarla olan münâsebâtı sâyesinde şeyhü’l-islâm olmuşsa da, H. 4 Receb 1328/M. 29 Haziran 1911 tarihinde azledilmiştir.

H. 22 Cemâziye’l-âhir 1330/M. 26 Mayıs 1912’de vefât ederek Cerrâh Paşa Cami’nde babasının yanına defnedilmiş olan Çelebizâde Hüseyin Hüsnî Efendi’nin, üdebâdan fâzıl, fakîh, mütevazı, fukara-perver bir zât olduğu menkûldür. Mekteb-i Hukûk’da mu’allim olduğu eyyâmda Ahkâmü’l-evkaf ve el-Ashâf fî Ahkâmi’l-evkaf adlı te’lif eserler kaleme almış olan Hüseyin Hüsnî Efendi’nin hüsn-i hattı meşhur olmakla beraber yazısı görülmemiştir.

 

 

Kaynakça

SDOU, II, ss. 126-128.

 

 

İsmail Orman, 27 mayıs 2018

Reklamlar