Çavuşzâde Seyyid Alî Efendi

Nakîbü’l-eşrâf baş-çavuşu Seyyid ebû-Bekir Ağa’nın oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Bu münâsebetle “Çavuşzâde” künyesiyle tanındı. İsmini Ayasofya Cami’nin kürsü şeyhlerinden Abdülahâd Nurî Efendi’nin koyduğu söylenen Çavuşzâde Seyyid Alî Efendi, sülüs ve nesihi Büyük Derviş Alî’den meşkederek icâzet aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra Dârü’s-sa’ade Ağası Mehmed Ağa’nın Sultânselîm civârında yaptırdığı cami’e mü’ezzin olup senelerce hizmetten sonra ser-mü’ezzinliğe terfi etti.
Son yıllarında elden ayaktan düşüp geçimini sağlayamaz hâle gelen Çavuşzâde Seyyid Alî Efendi’nin, ömrü boyunca toplamış olduğu yazıları Kapudân-ı Deryâ Kaymak Mustafa Paşa’ya hediye etmekle himâyesine mazhâr olduğu ve bu sâyede son yıllarını huzur ve refâh içinde geçirdiği mervîdir. H. 1140/M. 1728 yılında vefât etmiş ve Edirnekapı’daki Emîr Buhârî Tekkesi civârına defnedilmiştir.
Hocasının önde gelen tilmizlerinden biri olarak, özellikle taklîdde rütbe-i kemâle ulaşan ehl-i tahkîkden olan Çavuşzâde Seyyid Alî Efendi, iyi hâl sahibi bir zât olarak tanınmıştır. Meşgalesinden arta kalan zamanı yazıya hasrederek çok sayıda eser vücûda getirmiş olduğu nakledilmekte olup Bursa Kütüphânesi’nde bulunan H. 1094/M. 1683 tarihli el-Ehâdisü’l-müstâhrece Mine’l-mesâbih ve’l-Meşârik adlı hadis mecmu‘ası bu cümledendir. Ayrıca Eğrikapı’daki Avcı Bey Mescidi’nin imâmı Ahmed Efendi, Seyyid Mustafa Efendi ve Mehmed Efendi’ye aklam-ı sitteden icazet verdiği tesbit edilmiştir.

 

Kaynakça
Devhatü’l-küttâb, s. 60; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 313; Hat ü Hattâtân, s. 123; Türk Hattatları, ss. 133; Denizler Müzayede, 16 Ekim 2010, s. 280.

 

 

İsmail Orman, 22 nisan 2017

Reklamlar