Burusevî Mehmed Efendi

Bursa hattatlarından Mustafa Efendi’nin oğlu olan Mehmed Efendi, âsârına memleketine nisbetle “Burusevî” künyesiyle ketebe koymuşsa da, türlü fen ve san‘ata olun vukufu nedeniyle hattâtîn meyânında “Hezârfen” lâkabı ile de müştehir olmuştur. Bursa’da ikmâl eylediği ibtidâ’î tahsîli esnâsında tezhîb ve ebrû dersleri yanında, Kürtzâde İbrahim Efendi’den sülüs ve nesih meşketmiş olan Burusevî Mehmed Efendi, ayrıca başka hocalardan da ta’lik dersleri almıştı. Tahsilini tamamlamak için gitmiş olduğu İstanbul’da, hocasının hocası Hâfız Osman’dan da uzun süre istifâde ederek, bilhassa celî sülüste bî-nazir bir hattat hâline gelmişti.

Hüsn-i hattaki mahâretine istinâden bir müddet mekteblerde görev aldıktan sonra Topkapı Sarayı’nın meşk mu‘allimliğine ta’yin edilmiş olan Burusevî Mehmed Efendi, Darphâne-i A’mire’de Sikke-i Şâhâne Ressâmı olan Hattat Hasan Efendi’nin vefâtı üzerine H. 12 Rebi’ü’l-evvel 1140/M. tarihinde mezkûr göreve nakledilmişti. Sâ’ir zamanını Vâlide Hanı civârındaki Nakkaşlar Kârhânesi’ndeki hücresinde hat ve tezhîb ile meşgul olarak geçiren Mehmed Efendi, son zamanlarında şu‘uru muhtel hâle gelince vazîfesinden ayrılmak zorunda kalmış ve H. 1153/M. 1740 senesinde, o hücrede, neredeyse kimsesiz hâlde vefât etmiştir.

Tümüyle yazıya hasrettiği ömrü hitâm bulduğunda, ardında yüzlerce eser bırakmış olan Burusevî Mehmed Efendi’nin en müstesnâ eserleri Üsküdâr’daki Yeni Vâlide Cami ve türbesi ile Şehzâdebaşı’ndaki Dâmâd İbrahim Paşa Külliyesi’nde karşımıza çıkmaktadır. Dönemin en başarılı celî sülüs örnekleri arasında yer alan bu yazılarda sergilemiş olduğu kudret, kendisi de başarılı bir celî sülüs hattatı olan Sultan Ahmed Hân-ı Sâlis’in, annesi için yaptırmış olduğu caminin yazılarını yazmak için neden onu seçmiş olduğunu açıklamaktadır. Ayrıca Topkapı Sarayı’nda, Hasahır Kapısı üzerindeki kitâbe de onundur.

Öte yandan İbrâhim Paşa Külliyesi’ndeki çeşme ile Sultan Ahmed Hân-ı Sâlis’in Bâb-ı Hümâyûn önünde inşâ ettirmiş olduğu çeşmenin cümle ta’lik yazıları yazmış olan Burusevî Mehmed Efendi’nin, bu yazı türünde de kalburüstü hattatlardan olduğunu söyleyebiliriz. Bilgisini haleflerine aktarmaktan da asla imtinâ etmemiş olan hattatın, yüzlerle ifâde edilen tilmizlerinden ise, sadece Kadıköylü Mehmed Ağa ve Ahmed Efendi’nin ismi bâkî kalmıştır.

 

Burusevî Mehmed Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Devhâtü’l-küttâb, ss. 20-21; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 456; Hat ü Hattâtân, s. 143; Türk Hattatları, s. 142; Meşhur Hattatlar, s. 128; Hat Sanatı Tarihi, s. 111; BOA, C..DRB. 45/2220.

 

İsmail Orman, 9 ekim 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s