Bî-dest ü Bî-pâ Mehmed Efendi

Bolulu olan Mehmed Efendi, doğuştan elleri ve ayakları olmadığı için hattâtîn meyânında “Bî-dest ü Bî-pâ Mehmed Efendi” ismiyle yâd olunmuştur. Ancak bu hâlde bile içindeki hüsn-i hat aşkına engel olamamış ve Suyolcuzâde Eyyubî Mustafa Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Bilahâre zamanın ma’rûf hattatlarından da istifâde ederek, hat sanatında mühim bir terâkkî kaydettiği gibi, bir de En’âm-ı Şerîf kaleme almağa muvaffâk olmuştur.

Rivâyete göre, bu hâdiseden haberdâr olan Sultan Mehmed Hân-ı Râbi, merâkını celbeden Bî-dest ü Bî-pâ Mehmed Efendi’yi huzuruna davet ederek yazı yazdırmış. O hâline rağmen fevkalade güzel yazdığını müşâhede eden sultan, kendisine nice ihsânda bulunduğu gibi, İstanbul Gümrüğü’nden yevmî yirmi akçe ma’aş tahsîs etmiş. Bu ma’aş sâyesine ömrünün sonuna kadar müreffeh bir yaşam sürdüğü bilinmekteyse de, ne zaman vefât ettiği ve nereye gömüldüğü tesbit edilememiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 22 ağustos 2017

Reklamlar