Alî Sofî

Meşâhir hattâtînden Yahya Sofî’nin oğlu olarak Edirne’de dünyaya gelen Alî Sofî, “pederinden tahsîl-i fenn-i hat eylemiş” ve fevkalade kabiliyeti ile aklâmın her nev’inde, bilhassa da celî sülüste ibrâz-ı kemâl-i mahâretle Anadolu’nun “esâtize-i seb‘ası” miyânına ismini yazdırmağı başarmış müstesna bir san‘atkârdır. Ancak bu kadar mahârete rağmen hayatı hakkında bildiklerimiz yok denecek kadar azdır.

Genç denilebilecek bir yaşta olduğu hâlde, babasından kısa bir süre sonra, H. 883/M. 1478-1479 yılında vefât etmiş olan Alî Sofî’nin Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildiği bilinmekle birlikte mezarı bugün mevcut değildir. Öte yandan Müstakimzâde, “Şeyh’in o tarafa rağbet kaziyyesi ona mahmûl ü mevzû’dur” demekle, bugün “hattatlar sofası” olarak adlandırılan sahaya defnedilmiş olduğuna işâret etmiştir.

Babası Yahya Sofî ile birlikte Fâtih Sultan Mehmed Hân’ın inşâ-kerdesi olan cami’in yazılarını yazmağa me’mûr edilmiş olan Alî Sofî’nin, cümle kapısı üzerindeki inşâ kitâbesi ile yan kapılar bâlâsındaki âyet-i celîleleri yazdığı bilinmektedir. Ancak 1766 senesinde vuku’bulan büyük zelzelede hasar gören cami’in alt katından yukarısı yeniden yapılmış olduğundan, bunlardan sâdece inşâ kitâbesi günümüze ulaşmıştır.

Öte yandan vefâtından kısa süre evvel Bâb-ı Hümâyûn’un kapı kemerlerine celî sülüsle müsennâ olarak işlediği “Halledallâhu izze sâhibihi” du‘â-i celîlesi, onun zirve eseridir ki, “cümle-i ehl-i hattın dest-keşîde-i sitâyiş-i teslîm oldukları eser-i mu’teberi” olarak, Alî Sofî’nin gaybubetinin hat san‘atı açısından ne kadar büyük bir kayıp olduğuna işâret etmektedir.

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 83; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 333; Hat ü Hattâtân, s. 126; İstA. I, s. 201; Fâtih Devri, ss. 16-21; Türk Hattatları, s. 46; Hat Sanatı Tarihi, s. 33; Meşhur Adamlar, s. 138.

 

 

İsmail Orman, 21 nisan 2018

Reklamlar