Ahmed Karahisârî

Osmanlı öncesi hat sanatının en etkili üslubu olan Yâkut Ekolü’nün zarâfet ve dinamizmine kendi tarzında yeni bir soluk katarak, bu ekolün Anadolu’daki en önemli temsilcisi hâline gelen Ahmed Karahisârî, hüsn-i hatta gösterdiği kudret sâyesinde daha sağlığında “Yâkut-ı Rûm” ve “Şemsü’l-hat” olarak şöhret kazanmıştı. Hakkında söylenen şu beyit, mahâretine delîl olması bakımından zikre şâyândır:

Hatt-ı hûb içre beyâza çıkaran kendözünü                                

Yazının Karahisarî’dir ağartan yüzünü

Gerçekten de eserlerindeki itina, hüsn-i hattı sâdece yazmadığına, aynı zamanda bir nakkaş gibi işlediğine işâret etmektedir. Özellikle kâğıd üzerine yazmış olduğu hatlarında altını cömertçe kullanmış olan Karahisârî’nin, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde bulunan en‘amında, yazıyı sınırlamakta kullandığı tahrîrlerin ve bazen dolgu unsuru olarak kullandığı örgelerin zarâfeti, nakkaşlıkta da mahâret sahibi olduğuna ve en önemlisi, hattın başlıca melekelerinden olan sabra fazlasıyla mâlik olduğuna delîl teşkil etmektedir.

Sürekli yeni arayışlar peşinde koşan, bilhassa sülüs ve celî yazılarının ağırbaşlı, fakat bir o kadar azâmetli terkiblerindeki zarâfet ile Osmanlı hat sanatında, kendi adı ile anılan yeni bir ekol oluşturmayı başaran Ahmed Karahisârî’nin, Kanunî Sultan Süleyman için muhakkak ve nesih hat ile yazdığı muhteşem Kur’an-ı Kerîm ile Ehl-i Hiref Teşkilâtı’na dahil edilerek, sultanın iltifâtına dahi nâ’il olması, hüsn-i hattaki kudretinin büyüıklüğüne delîldir. Halen Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan bu Kur’an-ı Kerim‘in, Kültür Bakanlığı tarafından tıpkıbasımı yapılmıştır.

San‘at yaşamı boyunca manevî evlâdı Hasan Çelebi, Ferhâd Paşa, Mütevellîzâde Derviş Mehmed Efendi, İbrahim Hüsnî Efendi, Amasyalı Mehmed Efendi, Hicâzî Süleyman Efendi ve Muhyiddîn Halife gibi çok sayıda hattat yetiştiren Ahmed Karahisârî’nin üslûbu, tilmizleri ve onların birkaç öğrencisi ile sınırlı kalmış ve Şeyh Hamdullah Üslûbu karşısında tutunamayarak, ne yazıkki tarihe karışmıştır. Ancak bu durum, onun hüsn-i hattaki müstesna mevki’ne asla gölge düşürmez. Zira her dönemde sitayişle takdir edilmiş olan celî hattındaki kudreti, Mustafa Rakım Efendi‘ye kadar Türk hat san‘atındaki etkisini devam ettirmiştir.

1469(?) yılında Afyon Karahisârı’nda dünyaya gelmiş olduğundan, memleketine nisbetle Ahmed Karahisârî ismiyle müştehir olan hattatın asıl ismi Ahmed Şemseddîn’dir. İbtidâ’î eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra medrese eğitimi almak için gittiği İstanbul’da, Halvetî şeyhlerinden Karamanlı İshâk Cemâleddîn Efendi’ye intisâb edip ona halife olmuş, medrese eğitimini tamamladıktan sonra da tümüyle tasavvufa yönelmiştir.

Ahmed Karahisârî’nin hüsn-i hatla tanışması da, Şeyh Hamdullah’ın tilmizlerinden olan ve hattatlar meyanından “Cemâl Halife” namıyla yad olunan şeyhinin sayesindedir. Onun tesiri ile hüsn-i hatta heves ederek, aslen İranlı olup Otlukbeli Savaşı’ndan sonra Yavuz Sultân Selim’in emri ile İstanbul’a gönderilen san’atkâr grubu içinde yer alan Esedullah Kirmânî’den aklâm-ı sitte meşketmiştir. Yâkut Ekolü’nün önemli temsilcilerinden olan Esedullah Kirmânî’den başka, Sofî Yahya Efendi’den de istifâde etmiş olduğu nakledilmektedir. Şaşırtıcı olan, şeyhinin de hocası olmasına rağmen Şeyh Hamdullah ile yollarının kesişmemiş olmasıdır.

Ahmed Karahisârî’nin dönemin en büyük hattatı olan Şeyh Hamdullah’tan uzak duruşu, nev-i şahsına münhasır karakteri ile açıklanabilir. O, Şeyh ile aynı menbadan beslendiği halde kendi vadisinde akmayı tercih etmiş, ama nihayetinde denize ulaşamamıştı. Ancak, belki de sonunun hüsran olacağını bile bile giriştiği bu tatlı rekabet, şüphesiz Türk hat san‘atının kendine has çizgisini bulmasında büyük bir rol oynamıştır.

Ehl-i tarikat ve sofî-meşreb bir zât olup mücerret bir hayat geçirmiş olan Ahmed Karahisârî tüm dikkat ve mesaisini san‘atına hasretmişti. Onu tanıma şerefine nâ’il olanlar, uzun boylu, zayıf yapılı, temiz esvâblı ve nur gibi temiz sakallı olarak betimlemekte, Arapça ve Farsça’ya vâkıf, elsine-i selâsede şi’ir söylemeye muktedir olduğunu nakletmektedir.

Uzun ve verimli bir yaşam sürdükten sonra 1556 yılında şu fâni dünyadan göçüp giden Ahmed Karahisârî, ömrü boyunca hizmetinde kusur etmediği pîri İshâk Cemâleddîn Halvetî’nin Sütlüce’deki dergâhına defnedilmiştir. Bugün mevcut olmayan mezartaşı kitâbesini bizzat kendisinin kaleme aldığı, tarihini ise oğlu Hasan Çelebi’nin attığı mervîdir. Vefâtına Hüdâî Mustafa Efendi “göçdü hayfâ Karahisârî-i pîr” tarihini düşmüştür.

Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen müze ve koleksiyonlarını süsleyen çok sayıda mushâf, en‘am ve murakka‘ı bulunan Ahmed Karahisârî’nin, Süleymâniye Cami’nin ilk kubbe yazısı ile Uşşâkî Tekkesi Çeşmesi üzerindeki kelime-i tevhîd kitâbesini yazmış olduğu nakledilmektedir. Süleymâniye Cami’nin tezyîn işlerinin yapıldığı sırada ömrünün son günlerini yaşamakta olan üstâdın bu yazıları yazmış olması pek muhtemel görünmemektedir. İhtimâldir ki bu yazı manevî evlâdı Hasan Çelebi tarafından, nâmını tebcîl için hocasının eski bir kalıbından iktibâs edilmiştir. Öte yandan, 19. yüzyılda Abdülfettâh Efendi tarafından yenilenmiş olan bu yazı, ne yazıkki Karahisârî Üslûbu’nun hususiyetini yitirmiştir. 1562 tarihli olan Uşşâkî Çeşmesi’nin üzerindeki kitâbenin ise, onun yazısından kopya edildiği anlaşılmaktadır.

 

Ahmed Karahisârî’nin Eserlerini Görmek İçin Tıklayın  

 
 
Kaynakça

Sicill-i Osmanî, III, s. 162; MeşhurHattatlar, ss. 107-112; Menâkıb, s. 25; Gülzâr-ı Savâb, ss. 59-60; Devhâtü’l-küttâb, ss. 9-10; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 94; Hat ü Hattâtân, ss. 84-85; FâtihDevri, s. 24; Süheyl Ünver, Hat Sanatı Tarihi, ss. 53-59; ÜnlüTürkHattatları, ss. 49-64; MeşhurAdamlar, s. 133; OsmanlılarAnsiklopedisi, I, ss. 131-134.

 

İsmail Orman, 10 mart 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s