Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı

Sultan Selîm Cami baş-imâmı Hacıhoca Abdullah Zekâ’î Efendi’nin oğlu olarak, H. 1294/M. 1877-1878 senesinde İstanbul’da doğmuştur. Evvelâ babasından ve daha sonra Üç Mihrâblı Hoca İbrahim Efendi’den kıra’ât ilmini tahsîl etmiş, Hoca Alî Rızâ Efendi ile Sultan Abdülhâmid’in baş-imâmı Hâfız İsmâ’il Hakkî Efendi’den istifâde ile zamanın nâmlı hâfızlarından biri olmuştur. Bu arada Fâtih Cami’nde Ödemişli Hoca Abdüllatîf Efendi’nin dersine müdâvemetle icâzet almıştır.

Bu arada hüsn-i hattı da ihmâl etmeyen Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı, Bakkal Ârif Efendi’den sülüs ve nesih, Çırçırlı Alî Efendi’den celî sülüs, Bâb-ı Meşihât me’mûrlarından Karinâbâdlı Hasan Hüsnî Efendi ve daha sonra da Sultan Selîm Cami baş-mü’ezzini Hulûsî Yazgan’dan ta’lik meşketmiştir. Eğitimini tamamladıktan sonra da Fâtih’teki Millet Kütüphânesi’nin me’mûrluğuna ta’yin edilmiştir.

Bir müddet bu görevde müstâhdem kaldıktan sonra, Fetvâhâne Mektûbî Kalemi Kitâbeti’ne naklolunan Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı, daha sonra Edirne Rü’ûsu ile ilmiyye kadrosuna geçmiştir. Bilahâre ilâveten Fâtih Cami ve Şeyhülislâm Sa’di Efendi Vakfı’nın şeyhülkur’alığı da uhdesine verilmiştir. 1915’te Medresetü’l-kuzât’tan rü’ûs aldıktan sonra ikinci sınıf kâtib olarak ta’yin edildiği İstanbul Kadılığı’nda, 1920’de birinci sınıf kâtibliğe terfi etmiştir. 1921’de de Medresetü’l-kuzât’ta birinci şu’be Kur’ân-ı Kerîm müderrisliğine getirilmiştir.

Ancak inkılâbdan sonra tüm görevleri son bulduğu gibi, yeni yönetimde de bir me’mûriyet elde edemedi. Bunun üzerine babasının vefâtı ile boşalan Sultan Selîm Cami imâmlığına ta’yin edilen Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı, daha sonra baş-imâmlığa terfi etmiş, ayrıca ilerleyen zamanlarda hatiblik vazifesini de uhdesine almıştır. Bilahâre teka’üde sevkedilmiş ve bu hâl üzere iken 24 Mayıs 1959 tarihinde vefât ederek, Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Zamanının reisü’l-kur’ası addedilen Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı, ilm-i kıra’âtta hayli öğrenci yetiştirmişse de, hüsn-i hatta öğrenci olmağa devam ederek, ilerleyen yaşına rağmen Kâmil Akdik’ten tekrar sülüs ve nesih yazmış, hatta onun ölümünden sonra Güzel San’atlar Akademisi’ne fahrî şâkird olarak devam ederek, Hâlim Özyazıcı’dan yeni baştan sülüs, nesih ve ta’lik meşketmiştir.

İbnülemin’in ifâdesiyle, “mehidden lâhde kadar ilim tahsîl ediniz” emrini yerine getirmeğe çalışan Ahmed Hamdî Yavuzvarnalı‘nın, özel koleksiyonda sülüs ve ta’lik levhâları, Eyyüb Sultan Türbesi’nde celî sülüsle muhârrer âyet-i celîlesi ve Sultan Selîm Türbesi’nde ta’lik hatla yazdığı

Sultân-ı Salâtîn-i selef Şâh Selîm – Dürdâne-i deryâ-yı sadef Şâh Selîm

Kudsîler içün Kâbe gibi oldu metâf – Bu kıble-i ulyây-ı şeref Şâh Selîm

metnini hâvî kıt’ası vardır.

 

 

 

İsmail Orman, 30 ağustos 2017

Reklamlar