Abdullah Hulûsî Efendi

Türk hat san’atının fazla iştihâr edememiş hattatlarından biri olan Abdullah Hulûsî Efendi, Mehmed Nurî Efendi nâmında bir zâtın oğludur. Aslen Mürefteli olup tahsîlini memleketinde tamamladıktan sonra medrese eğitimi almak için İstanbul’a gitmiş, bu eyyâmda Melâmîliğin ileri gelenlerinden olan Seyyid Mehmed Nur’a intisâb ederek, kendisinden müstâhlef olmuş idi.

Eğitimini tamamladıktan sonra, bâ-imtihân Fâtih’teki Kadıçeşme Medresesi’ne müderris tayin edilip elli yıl kadar tedrîs-i ilim ve neşr-i irşâd ile meşgûl olan Abdullah Hulûsî Efendi, te’lif sahasında da faaliyet göstermiş olup Molla Cami’nin Mir‘âtü’l-aka’id’ini şerhetmiş, ayrıca Sultan Abdülmecîd Hân zamanına kadar göreve gelen ricâlin terceme-i hâlini Esmerü’l-hada’ik adlı eserde cem’ etmiştir.

Medrese tahsîli esnâsında Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den aklâm-ı sitte dersleri alarak icâzeti ile müşerref olan Abdullah Hulûsî Efendi, neşr-i ilm ü irşâdın yanında yazı ile de meşgûl olmuş, dest-i hattıyla mütenevvi’ elvâh ve kitap tahrîr etmişti. Bu cümleden olarak, ta’likle istinsâh ettiği Mehmed Nureddîn Arabî’nin Mürşîdü’l-uşşâk adlı eseri ile H. 1261/M. 1845’de rık‘a ile yazdığı Abdülmecîd Efendi’nin Ahiret-nâme adlı eseri Atatürk Kütüphânesi’nde, aynı tarihli Ehâdisu’n-nebeviyye adlı eseri ise Süleymaniye Kütüphânesi’ndedir. Nesihle istinsâh ettiği Menkûlât-ı Fıkhiyye adlı bir diğer eseri ise Ankara’daki Millî Kütüphâne’de bulunmaktadır.

Abdullah Hulûsî Efendi’nin hutût-ı mütenevvi’ada mahâret sahibi hattâtînden olduğu, yâdigâr bırakmış olduğu yukarıda zikredilen âsâr ile sâbittir. Bunların dışında İstanbul’un muhtelif mezarlıklarına dağılmış, imzasını taşıyan kitâbelerle muharrer çok sayıda mezartaşı bulunmakta olup Karacaahmet Mezarlığı’nda Mustafa Âsım Bey’in, Eyüp Sultan Türbesi hazîresinde de Seyyid Mahmud İzzet Efendi’nin mezartaşı kitâbeleri bunlardan bazılarıdır.

İlim, irşâd ve sanatla donanmış bir yaşam sürdükten sonra H. 2 Cemâziye’l-âhir 1307/M. 24 Ocak 1890 tarihinde vefât etmiş olan Abdullah Hulûsî Efendi, vasiyeti gereği Sarı Abdullah Efendi’nin ayakucuna defnedilmiştir. Mezartaşına mahkûk ibâre şudur:

Arif-i hakayık dil-âgâh, âlim-i hakayık vâsıl-ı billâh Müreftevî Şeyh Abdullahü’l-mülâkkab bî-Hulûsî bin Mehemmed-i Nurî Efendi hazretlerinin dârih-i enverleri, madca’-ı münevverleridir. Ruh-ı şerîfleri ve kaffe ehl-i imân ervâh-ı şerîfesi içün el-Fâtihâ.

Hüsn-i hatla bu derece haşır neşir ve bu kadar çok eser vücûda getirmiş olmakla beraber, Abdullah Hulûsî Efendi’nin ismi ne Osmanlı hat san’atı içinde, ne de Türk hattatlarını konu alan eserlerde geçer. Kaleminin kudreti ile Kazasker Efendi’nin icâzetine bî-hakkın lâyık bir hattat olduğunu gözler önüne sermiş olduğundan, nâmını bu satırlarla tebcîl etmeyi uygun bulduk.  

 

Abdullah Hulûsî Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Sefine-i Evliya, III, s. 125; Son Hattatlar, s. 136; Baki Yaşa Altınok, Hacı Bayram-ı Veli, Bayramilik, Melamilik ve Melamiler, İstanbul 1995, s. 251.  

 

İsmail Orman, 23 nisan 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s