Abdülbâkî Efendi

Simkeşhâne Mescidi imâmı Ahmed Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da doğmuş olan Abdülbâkî Efendi, tahsîlini babasının taht-ı tedrisinde tamamladığı gibi, Eğrikapılı Mehmed Râsim Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek, H. 1158/M. 1745-1746 yılında icâzet almıştır. Babasının vefâtından sonra peder-mânend usulüyle imâmeti devralarak, H. 1192/M. 1778-1779 yılındaki vefâtına kadar sürdürmüştür.

Şâ’irliği de olan Abdülbâkî Efendi‘nin daha ziyâde ilmî ve edebî eserlerin istinsâhıyla meşgul olduğuna, Topkapı Sarayı Müzesi’nde tarihsiz Kur’ân-ı Kerîm‘i(E.H. 144) ile H. 1191/M. 1778 tarihli Şeyhü’l-islâm Mehmed Es’ad Efendi’nin Lehcetü’l-lugât(E.H. 2022) adlı eseri delîldir.. Ayrıca H. 1178/M. 1765 tarihli Tevârîh-i Âl-i Osmân adlı eseri Almanya Millî Kütüphânesi’nde(Ms.or.oct.2235), H. 1197/M. 1782 tarihli Ahmed Resmî Efendi’nin Sefînetü’r-rü’esâ adlı eseri ise Ankara Millî Kütüphâne’dedir.(A 1386). Hattâtînden Süleyman Ârif Efendi’nin Hilye adlı eserini de H. 1190/M. 1776 senesinde nesihle istinsâh etmiştir.(Esad Efendi, nr. 3585/2).

 

 

Kaynakça

Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 238-239; Hat ü Hattâtân, s. 115; Türk Hattatları, s. 174; Meşhur Hattatlar, s. 147; TSAYK, I, ss 367-368.

 

 

İsmail Orman, 28 mart 2017

Reklamlar