“Hattın Kıblesi” Şeyh Hamdullah

Buhara’dan Amasya’ya ve oradan İstanbul’a uzanan görkemli bir hikayenin kahramanı olan Şeyh Hamdullah, dönemin nâmlı hattatlarından Mar‘aşî Hayreddîn Efendi’den aklâm-ı sitte meşkederek başlamış olduğu hüsn-i hat kariyerine 20 adedi günümüze intikal etmiş olan 47 Kur’an-ı Kerîm ile yüzlerle ifâde edilen sayılarda En‘am-ı şerif, evrâd ve cüz ile binlerle ifade edilen kıt‘a sığdırıp alem-i bekaya döndüğünde, haleflerine şerefli bir isim bırakmış idi.

Sadece Türk hat san’atı için değil, İslami hat san’atları için de bir dönüm noktası olan Şeyh Hamdullah, Sofî Alî Çelebi ile Amâsî Hayreddin Çelebi ile yaptığı hüsn-i hat sohbetlerinden ve Sultân Bâyezid’in kendisine vermiş olduğu Yâkût-ı Musta’sımî ve Abdullah Sayrâfî’nin yazılarından etkilenerek, Yâkût Üslûbu’nun sertliğini kırmış, yazıya yeni bir mîzân katan kendi vadi’ini te’sis etmişti. Ayrıca satır nizâmı üzerine eğilerek harflerin ve kelimelerin bütün içerisindeki görünüşlerini mükemmele ulaştırmaya çalışan ve bunda da muvaffak olan Şeyh Hamdullah, Türk hat san‘atının gelişiminde önemli bir mevki’e sâhip olan ve Hafız Osman’a kadar egemen olan bu yenilikleri sâyesinde, çağdaşları ve ardılları tarafından, haklı olarak “kıbletü’l-küttâb” lâkabı ile yâd edildi.

image
Şeyh Hamdullah’ın Rıka’ ve Tevki Hatları ile Yazdığı Bir Kıt’ası

Şehzâde Bayezid’in 1481 yılındaki cülûsu ile onun daveti üzerine gittiği İstanbul’da Okmeydanı’ndaki Okçular Tekkesi’nin şeyhliğini üstlenen Şeyh Hamdullah, ayrıca sultânın Topkapı Sarayı’nda te’sis ettiği meşkhânede saray efrâdına hat tedrîsi ile meşgul oluyor, bazı günlerde de Fîruz Ağa Mektebi’nde sıbyâna hüsn-i hat dersleri veriyordu. Bu iki menba’da yüzlerce hattat yetiştirerek, Türk hat san’atının tekamüle ulaşmasına hizmet etmişti.

Hat san’atına yapmış olduğu mu’azzam katkı nedeniyle Sultan Bâyezid ve oğlu Yavuz Sultân Selîm zamanlarında büyük hürmet gören Şeyh Hamdullah, “hezârfen” ünvânına bî-hakkın lâyık olacak çok yönlü bir kişiliğe sahip idi: Nâmına menzil taşı diktirecek kadar iyi bir okcu olmasının yanısıra, ünlü bir şâhin avcısı ve iyi bir yüzücü idi. Ayrıca terziliği de dillere destân idi. Aynı zamanda ehl-i târikat ve sofî-meşreb olduğu, üstün meziyetlerine rağmen hiçbir zaman kibire kapılmayıp tevâzu ile müştehir olduğu, tanıyanların şehâdeti ile âyân olmuştu.

image
Sülüs ve Nesih Kıt’ası

Seksenli yaşlarında olduğu hâlde 1526 yılında vefât etdiğinde Karacaahmed Mezarlığı’nda, akrabasından Sofî Alî Efendi’nin yakınına defnedilen Şeyh Hamdullah’ın mezarı, sonradan yetişen hattatlar için âdetâ bir mâbed olmuş, birçoğu da ölümlerinden sonra yanına gömülmeyi vasiyet etmiştir. Bu yüzden mezarının bulunduğu ada, “Hattatlar Sofası” olarak adlandırılmaktadır.

 

 

Şeyh Hamdullah’ın mufassal terceme-i hali ile eserlerini görmek için tıklayın  

 

 

İsmail Orman

11 Şubat 2016  

 

 

Kaynakça

Türk Hattatları, ss. 49-54; Merâkid, ss. 73; Hat Sanatı Tarihi, ss. 35-42; Menâkıb-ı Hünerverân, ss. 25; Gülzâr-ı Savâb, ss. 48-53; Devhâtü’l-küttâb, ss. 8; Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 185-188; Amasya Tarihi, IX, ss. 230; Melek Celal, Şeyh Hamdullah; Fâtih Devri, 25-38; Hat ü Hattâtân, ss. 79-81; Meşhur Adamlar, ss. 130; Ünlü Türk Hattatları, ss. 26-48; Muhittin Serin, Hattat Şeyh Hamdullah,
//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s